Hoş geldiniz. Ben Ahmet Burak Bal, HGAL 11. sınıf öğrencisiyim. Şu sıralar kendi blogum olan Karbonizma'yı geliştirmekteyim. Logo tasarımı konusunda bir makale yazdım herkes çok beğendi. Sizde okuyabilirsiniz. Beni takip etmek için bir twitter takipçim olabilir, iki RSS yayınıma katılabilirsiniz.

ÖSS Soruları ve Cevapları

14 Haz 2009

2009 ÖSS TÜRKÇE 1

2009 ÖSS SOSYAL 1

2009 ÖSS MATEMATİK 1

2009 ÖSS FEN 1

2009 ÖSS EDSOS 2

2009 ÖSS SOSYAL 2

2009 ÖSS MATEMATİK 2

2009 ÖSS FEN 2

CEVAP ANAHTARLARI

8 Eylül, Arsenik ve Mersi...

07 Eyl 2008


Uzun zamandır kendi bloguma yazmıyordum. Karbonizma ile ilgileniyordum çünkü. Ve birde Grafik Tasarım ile tabi. Yarın okullar açılıyor. Yatılı kalacağım büyük ihtimal. Karbonizma ve Gtasarım aktifliğini kaybedecek gibi görünüyor. İnşallah kazandığı okucuyuları kaybetmezler ikiside. 8 Eylül... Okullar açılıyor. Hayırlı olsun.

Arseniğe gelince. Yahu İzmir'de yaşamak tam bir çileye dönüştü... Su sırası bitmek tükenmek bilmiyor. 3 milyonluk İzmir'de İzSu'yun sadece 8 su satış noktası var. Umarım bir an önce zehirlenmekten kurtuluruz.

Gelelim mersiye... Eve giderken bir teyzenin elinde çantalar vardı bende sitenin kapısını açtım ona yardım olsun diye. Ne derse beğenirsiniz? "Mersi." Hey Allahım! Nerede yaşıyoruz? Fransa'da mı?
Allah razı olsun veya teşekkür ederim demek varken...

Neyse. Karbonizma'nın RSS takipçi sayısı ilk kez 15'i vurdu. Dün Gtasarım ise 3 RSS takipçiye ulaştı. Son olarak Iphohe 3G Turkcell ile 26 Eylül'de Türkiye piyasasına çıkıyor. Haberiniz olsun.

Iphone 3G Islık Çala Çala Geliyor!

26 Tem 2008

Ya kardeşim ne iştir bu? Hani şehirde basılan gazete Vizontelede ki kasabaya 3 gün sonra gidiyor ya. Hani şehirli duyup, şaşırıp sonra unuttuğu haberi o kasabadakiler 3 gün sonra anca duyup, şaşırıyorlar ya. Bu durum aynen böyle.

Blackberry çıkar. Dünyayı dolaşır en son Türkiye'ye gelir.

VDSL 2 unutulur dünyada ülkem pastaya parmak atar. Parmak ucu ile alır bir güzel yalar. Güzelmiş der kor kenara.

Daha dün 3G kavgamız vardı. Hallettik çok şükür. Görüntülü konuşma, 3G, VDSL2 ... Bunlar iyi güzel hoş da biz ne zaman ayak altı yalamadan Türkiye'ye teknoloji getireceğiz?

Apple CEO'su Steve Jobs, Iphone 3G'yi New York da tanıtalı çok oluyor. Ülkemin 3 GSM operatöründen birisi olan Vodafone, Apple'ın kapısını aşındırmak ile meşgul. Neden? IPhone 3G için. Türkiye'ye gelmemek için naz yapıyor kereta.

Voafone ne yapıyor? Talep formu tabi, ne yapacak. Yıllar önce Blackberry için Avea'nın düştüğü hataya düşüyor.

Yıllar öncesine dönelim. BlackBerry'ler güzel ülkeme AVEA vasıtası ile gelecekler idi. Avea BB'yi getirmek için talep formu açtı. "Bir bakalım gelse kaç kişi alır?" Hesabı.Aylar geçti Blackberry gelmez oldu. Turkcell işe el attı. Blackberry şipşak Türkiye'de.

Geri gelelim tekrar bugüne. Vodafone ne yapıyor. Aynını. Iphone 3G'yi getirmek için talep formu açmış durumda. http://www.vodafone.com.tr/iPhone/iphone_form.php adresinden sizde Iphone 3G talep formuna ulaşabilirsiniz.

2 ay olacak nerede ise bu girişim başlayalı. Tahmin ediyorum ki belki yarın belki yarından da yakın Turkcell bu işe de el atacak. Ve Iphone 3G'lerin altında TURKCELL logosunu göreceğiz.

IPhone 3G hakkında Japonya da ikamet eden bir Türk, e-posta yolu ile Televidyon.com ekranlarının en kaliteli ekranı TeknoSohbet'e; "IPhone 3G aldım. Sim kart'ın şeklini değiştirmişler." demişti.

TeknoSohbet sunucularından Timur Sırt ise "Hiç üzülme Iphone 3G hele bir Türkiye'ye gelsin onunda çözümünü bulurlar, sen hiç İstanbul'da Doğubank diye bir yer duymadın mı?" dedi.

Katılıyorum. İstanbul'da Doğubank, İzmir'de Kemeraltı. Git, Nokia üretmediği halde tüm Nokia fonksiyonlarını barındıran Nokia adı aldında çift sim kart cep telefonları dahi var.

Bir de şu var demeden edemeyeceğim. Neden ya neden? Şimdi Apple, Iphone 3G'yi üretmiş. Tamam ne güzel. Diyor ki; "Iphone 3G'yi ülkeye getiren operatör haricindeki operatör kullanlar hatlarını takamazlar çünkü özel bir şekli var." Ya şimdi adamlar senin için kullanıma açmadıkları bir şeyi neden illede alacağım havasına girip, dünya para sayıp alıyorsun ki? Akıl sır mantık ermez...

Yahoo!'nun Türkiye Sayfası Yok mu?

24 Tem 2008

Microsoft'un almakta ısrar ettiği Yahoo!'nun Türkçe sayfası yok! Ya da var ben bilmiyorum. Ama vardı bunu biliyorum. "www.yahoo.com.tr" adresine giriş yaptığım zaman. İngilterenin sayfasına yönleniyor. "tr.yahoo.com" adresine giriş yaptığım zamansa "Sonu gelmeyen bir yönlendirme döngüsüne girdi" uyarısı çıkıyor.

Düşündüm düşündüm, dedim ki üye girişi yapmadık ya belki ondan dolayı Türkiye sayfası açılmıyordur. Giriş yaptım site aynı site. Posta kutuma gittim. Orası Türkçe ve Yahoo Türkiye logosu yer alıyor. Firefox 3'de "bağlantının konumunu kopyala" butonu ile logonun linkini aldım, adres çubuğuna çaktım. Al sana bir soru işareti daha. Neden "Yahoo Türkiye Posta Klasik" logosu çıkıyor? Neden sadece Yahoo! Türkiye değil. Bu işte bir bit yeniği var ama ne?

Halbuki kendini Microsoft'a satmıyor diye o kadar da sevmiştim ki keratayı. (Microsoft'a gıcığım da.) Ne yapalım. Onlar da haklı. Biz bile Türkçemizi doğru düzgün yazamıyor ve konuşamıyoruz. El alemden neden bekleyelim ki? Üyelerinin ciddi bir kısmı Türk olan Facebook bile Türkçeleştiremediklerimizden.

Gün gelir. Devran döner.

Yazı Tipi Tasarımcılarının El Yazıları

Yine ben internette gece yürüyüşü yaparken uzun zamandır ziyaret etmediğim siberkültür'e gireyim dedim. Orada E-tohum diye bişi gördüm. Sonra o sayfayı açtım sayfanın tasarımcısının blogunu da ziyaret ettim. Burası son duraktı yatacaktım ki...

Bu yazıyı okudum. Anlaşılan yürüyüş daha yeni başlamıştı. Hiç merak ettiniz mi bu yazı tipi tasarımcılarının gerçek hayatta ki yazılarını? Ben etmemiştim açıkçası. Ama edenler varmış. İşte sevgili bu satırları takip eden gözler,
İşte Yazı Tipi Tasarımcılarının El Yazıları!

Neden Sevemiyoruz Birbirimizi?

20 Tem 2008

Yüzyıllar öncesine gitmek istiyorum, o huzur dolu “Pax Ottoman” günlerine. Bulgar’ının, Çerkez’inin, Ermeni’sinin, Rum’unun barış içerisinde yaşadığı Osmanlı günlerine…

Neden mi? Çünkü dün bugünden çok daha güzeldi ve yarın, bugünden daha çirkin. Dünü gömdük çoktan, bugünü yaşayamıyoruz ve gelece sahiden gelecek midir? Bilmiyoruz. Harcıyoruz hiç uğruna bugünümüzü. Bir tebessüm çok gelir, bir selamdan kaçarız, işimize gelmeyince hep uzaktan bakarız. Olayların ortasına düşünce de bekleriz bir el uzansın, çeksin alsın o hengâmeden.

21. yüzyıldayız. Kimi bilgi çağı der kimi ışık. Bilmem ki kimde bilgi kim ışık? Asırlar evvelinden parklara yapılan basit bir imar ile kuşların su içmesi sağlanırmış. Yine o imar üzerine yapılan göze insanlar para bırakır, ihtiyacı olan ihtiyacı olduğu kadar alır gidermiş. Şimdi nasıl güzelim çağdaş toplumda? İnsanlar parayı cepten alır oldu. Yol kesip, evlere dalar oldu. Bugün siz bir parka bir lira bırakın bakalım. On kişi onun kavgasını eder. Pax Ottoman diye boşuna millet kitaplar, makaleler, denemeler ve araştırmalar yazmıyor bunca yıldır. Barışın adı sanı değil, hakikati mevcut idi Osmanlı bünyesinde. Osmanlı halkı ne kadar güçlü bir karaktere sahip ki nerede ne yapması gerektiğini biliyor ve bünyeye uyum sağlıyordu.

Tabi ki bunun böyleyken böyle olmasının bir sebebi de hukuki cezasının çok farklı olması. O gün kısasa kısas ise bugün nerede ise hırsız haklı çıkmayı başaracak. Başaramasa bile iki gün yatıp çıkacak hapisten. Bir milli maç sonrası çıkacak oraya buraya ateş edecek bir yavrunun canına kıyacak. Polis gelince gitmem, hâkim gelince yapmam… Bunları demeyecek mi? Ya da demiyor mu?

O gün Ermeni’si Rum’u kardeş kardeş bizim topraklarımızda yaşarken ne odluda bugün düştük biz birbirimize? Millet aynı millet, toprak aynı toprak, din aynı din…

Eminim ki tam burada sözümü kesiyorsunuz? “Din aynı din mi?” Diyerek. Şekil bakımından evet din aynı din. Esas olarak incelemeye hakkımız var mı bilmem ama inceleyelim bakalım din aynı din miymiş?

Tek soruda durumu izah edebilirim. Dört yanımız düşman dolu. Allah korusun yarın öbür gün 3. Dünya Savaşı kapıya dayanırsa. Ordumuz üstesinden gelir evelallah lakin Türk gencinde Kurtuluş Savasındaki, Çanakkale’deki ruh var mı? Bilinmez. Yani din aynı din mi? Yoksa o gün ki laiklik bugün ki din mi detay işler.

Peki sorun ne? Neden sevemiyoruz birbirimizi? Değişen pek bir şey yokken ne bu düşmanlık aynı sınırlar içerisinde? Neden rahipler öldürülüyor? Neden başı örtülü olanlar 2. Sınıf insan? Neden bu ülkede herkes sağcı veya solcu? Orta yolu bulan neden yok? Kim ne istiyor. “Pax Turkey” dedirtemeyecek miyiz yıllar sonra?

Dünyanın kalbinde yaşıyor iken, evlerimizde Kelamullah’ın nuru, sokaklarımızda ezan’ın huzuru var iken, rızkımızı mutlak suretle kazanıyor iken, sonsuz bir güce inanıyor ve sonsuzluk için yaşıyorken, yeterli kaynak, eleman ve potansiyele sahip ve atağa geçmiş bir ülke iken. AB ilişkilerimiz tadında ve hiçbir ülke ile aramız kötü değilken neden sevemiyoruz birbirimizi?

Kim Bu Bedenimde Yaşayan Ruh?

17 Tem 2008

Başlığa bakarak burada çok derin bir yazı olduğunu düşünmeyin. Sadece kendimi tanıtacağım. Ahmet Burak Bal. Ahmet; övülmeye değer, Burak ise Peygamber Efendimizin (s.a.v) Mirac'a çıkarken bindiği ve ışık hızından daha hızlı olan binek anlamına gelir. 16 Haziran 1992, Samsun Merkez doğumluyum fakat Samsun'dan doğduğum sene ayrılmamız nedeni ile kendimi hiç görmediğim Samsunlu değil her fırsatta gittiğim Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinden sayıyorum. Kütahya-Tavşanlı Babamın memleketi. Direkt olarak benim. Fenerbahçeliyim. Koyu değilimdir. Galatasaray'ın Avrupa maçlarında kimseden çekinmeden Galatasaray forması giyebilirim. Bu güne kadar hiç yurt dışına çıkmadım. Ülkemde görmediğim il kalmadı. (nerede ise) Sırasıyla Samsun, Eskişehir, Van, Denizli, Antalya ve İzmir'de yaşadım. Neden mi sürekli yer değiştiriyorum? Annem ve babam öğretmen. Bu yüzden. Antalya Toros Koleji mezunuyum. Şu anda İzmir Yamanlar Koleji'nde okuyorum. Sayısal öğrencisiyim. Fakat siyasi, sosyal ve askeri olaylar her vakit ilgi ve alakamı çeker. İleride Mekatronik olmayı hedefliyorum. (Mekatronik de ne? diyenler tıklayabilir.) Grafik tasarım, teknoloji, biyoloji, edebiyat, futbol ve dergi yayınlamak benim başlıca ilgi alanlarım. Türk Telekom'un 4GB kotalı internetini kullanıyorum. Şu an parmaklarımın altında bir adet Asus A3 var. Cep telefonum Nokia, cep telefonlarına asla ve asla alaka duymam. "İçinden fil çıkıyor" deseler cep telefonu her zaman benim için "ALO" denilecek araçtır. 1 GB Philips GoGear MP4 kullanıyorum. 4 GB Toshiba U3 flash belleğim var. Ve son olarak da Karbonizma gibi bir blog'a sahibim.

Ne okurum? PCNet, CHIP, PCWorld, Hardware, Zaman Gazetesi, Sızıntı, Aksiyon. vs.
Kimi Dinlerim? Hande Yener, Feridun Düzağaç, Pamela Spance, Ragga Oktay, Evanescence, Avril...
Şu An ne Okuyorum? Hacı Ata, Efendimiz (s.a.v), Abdülhamit'in Kurtlarla Dansı
Nerelerdeyimdir? Karbonizma, YamanlarVideoWeb Forum, Türk Blog Yazarları
Nasıl İletişim Kurarsınız? En hızlı iletişim yolu; abb@ahmetburakbal.com